Şive

Türk internetinin sadece geyikten iberet olduğunu düşünüyorum.Ya da  bilim adamlarımız, araştırmacı  ve kurumlarımız henüz internetin ne kadar yaşamsal olduğunun farkında değil. TDK' nın kocaman bir sitesi var ama sadece 'bizde bu da var' ın reklamından ibaret. Bir bütün gün harcadım, internette Rumeli ağzının nasıl kullanıldığına dair bilgi bulamadım, konu üzerine yazılmış bir iki araştırma ve  tez olsa da onların da sadece başlıkları yer alıyor. Sanki ticari metaymış gibi sakınmışlar araştırmaları yayınlamaya.

TDK yayınlarından  Selahattin Olcay'ın "Doğu Trakya Yerli Ağzı" adlı bir araştırma kitabı yayınlanmış, sipariş ettim umarım işimi -kuramsal olarak- görecek.

Fahrünnisa Bilecik... Nette rastladım. Marmara Üniversitesinden bir öğretim görevlisi. Şiveler üzerine çalışmaları varmış şöyle bir mesaj yolladım, bakalım yanıt verecek mi?

Sayın Fahrünnisa Bilecik,

İ.B.Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda önümüzdeki Temmuz
ayında provalarına başlayacağım "Keşanlı Ali Destanı"
adlı oyunda oynayacağım "Ali"  karakteri için 'Rumeli
ağzı'nı araştırıyorum. Tiyatroda kulaktan dolma
yöntemlerle sıklıkla tekrarlanan diyalekt hatalarına
düşmemek amacıyla, söz konusu  diyalektin kurallarını
net üzerinde araştırırken sizin Türkçe üzerindeki
çalışmalarınızı göz önüne alarak,  konuyla alakalı
olabileceğinizi düşündüm.

Ne yazık ki şive ve ağızların uygulama biçimleri ve
prensipleri hakkında dokümanlara ulaşamıyorum,
Selahattin Olcay'ın TDK Yayınları'ndan çıkmış "Doğu
Trakya Yerli Ağzı" adlı araştırmasına sanırım bir iki
gün içinde ulaşabileceğim. Fakat bu araştırmanın
içeriğinin, somut olarak ihtiyacımı
karşılayabileceğine dair  herhangi bir fikrim yok.

Eğer konu ilginiz dahilindeyse beni yönlendirmenizi
rica ediyorum.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Saygılarımla...

Engin Alkan

Genellikle tiyatroda alışılagelmiş  rumeli şivesi fazla abartılı ve tiyatral. Tiyatrocular özellikle tipleri canlandırırken konuştukları dil eğlenceli olsun diye şiveleri uydurup deforme edebiliyorlar, o yapay şive da aslının muadili olarak geçerlik kazanabiliyor. Keşanlı Ali'yi böyle bir kurmaca trakya şivesi ile oynamak hem karakteri tipe yaklaştıracak ( öyle kodlanacak) hem de bilenler için eleştiri konusu olacak, daha da önemlisi bir kere öğreniliyor bu şiveler, doğrusunu öğrenmek evla.

Şivelerin gerçekleşmesi için sürekli tekrar eden dilin melodisi sizi iç aksiyondan koparabiliyor, iç aksiyondaki farklılıklar bir ifade aracı olarak dile geldiğinde şivenin dominant melodik yapısı ayrıntılara izin vermiyor. Onun için şivenin fonetiğini çözüp, kuralları doğaçlayarak  dili ve müziğini özgür kılmak gerekiyor, zaten gerisini kulak kendi halledecektir.

Hakkı Devrim köşesinde Metin Akpınar'ın Rus Gelini' ndeki yorumu için ;" Yaşlanmış bir pehlivan, eski şampiyonlardan. Pomak olabilir. Fazla kilolu, parkinsonlu... Çoktandır işitmediğimiz mükemmel Rumeli ağzı konuşuyor." demiş, filmi hemen edinmeli.

Ekşi Sözlük' te trakya ağzı için şunlar not düşülmüş,

h'leri yutup , gereksiz yerlere h koymak
erzaman, ha$kim , avadan sudan vs

ş'leri j olarak okuma olayi.
ornek:
oojjjjttt kupekkk

duuru dersin
-sen haklisin

dayi cezamız ne bizim bea.
-hesabi alabilir miyiz.

ojgeldiniz
-ho$ geldiniz

duuru süle bak una göre bende bakayım i$ime
-dogru söyle bende ona göre hazirlanayim.

 te be
-işte orada yahu

kapcik agizli
pinin hadi pinin de gidelim
te bu kizan var ya

naparsin bea

cesme basindaki tabela yazisi " burda ortumla ayvan sulanmaz".

çingenelerin kullandığı terimlerle genelde karıştırılan terimlerdir.. ancak bugüne kadar fatih terim'le karıştırıldığını hiç görmedim yalan söylemeyeyim..

trak medeniyetinde sabah erken kalkanin dilde devrim yapmasi.
emsal: abe gevsek agizli kizanim tutcan mi ucundan su tasarim (h)arikasi alarm saatli dildonun


abe kapcik agazli ne dolaniyon oyle sulumanlarin kapisinda, (h)aydar ile gormusler seni teee oralarda tarlalarin icinde sulumaninin kizina pullu baliii elletmissiniz.

karpuz = karpız
kiraz = kirez
ne yapıyorsun? = nabuysun?
surat = somak
kelime başlarındaki "h" harfleri söylenmez.
üç = üj (şaka değil üj-bej olayı)
sen gene beee = en çok kullanılan "bi sktir git" anlamlı kelime.
kokoreç = kukrej
e = genelde murat kekilli tarzı basık şekilde söylenir.
be ya = cümle sonunda kullanılır.
a be = cümle başında kullanılır.

Annaysın: Anlıyorsun
Kü : Köy
Bi : Bir
Oluyu: Oluyor
Bizimkiler: Halk arasında "Batı Trakya Türk'ü" anlamında kullanılır
Raat : Rahat
Sanıyım: Sanıyorum
Çöcük: Çocuk (Genç, delikanlı) Sona: Sonra
Deye: Diye
    
Dilmi: Değil mi
U : O
Evel : Evvel
Ürenmek: Öğrenmek
Gitçen : Gideceksin
Varsa: Zannetmek, zannımca
Helbet : Elbet
Vercez : Vereceğiz
isteyim : İstiyorum
Şindi: Şimdi

silpak=selpak
amaan be çavşım beee (o çavş çavuş oluyo)
ağmaan beee ıman beh (öf yani oha felan oldum yani) gibi sanırım

amcamın kahvesi = genelev anlamında kullanılır.

- abe dodo kusu agazli kizanim langirt masasina cok abanma , kircan simdi caanim kolcaazlari ben de gostericem sana benim pullu balii.

trakya'da (h) harfi söylenmez

 napiyisin ısmayıl aga?
nabayım be kizanim, sabaatan (h)aasama otturuyos kavede...
 
 buralar (h)ebiciği birden aanadın mı (h)ebiciği (h)avuç tarlasıydı be yav, su yok davşan va, su yok davşan va, (h)avuc mavuc zor çıkardı be kızancım, kuzencim (bu ne be, araya karıştı?)

tüm mahsulü keçi yedi gitti soora, emme ilişemedik, korkarım ben keçiden, (h)ayvandan.kurkarım be.

-adi pırniğe gidelim = içmee gidelim
-susak aazlı = kapçık aazlı gibi bişey
-terminalde tuvalette pisuvara yazılan yazı: kullanmayın arazalıdır!! gibi konusulan yer....

"nassınız baeaa
abe ojjgeldin bre
abe ojjjbuldukk vree
trakyanin degisik yerlerinde bre, vre, breh, mire filan kullanilir

be yerine ba demek (arnavut kokenliler der genellikle)
 artliim naber beya kalibi hakikaten de pek yaygindir. acilimi
"ahretlim nasilsin?" olarak dusunulebilir. beya nedir ben bilmiyorum. ispanyolca'daki ole 'nin allah kelimesinden geldigi teorisi beya'yi da aciklayabilir ama nasil olur bilmiyorum.
 

Yorum Yaz